Siber Günlük – Halloween Özel: 123456 Sokağında Kâbus, Yapay Zekâlı Hacker ve İçeriden Gelen Tehlike

31.10.2026

Halloween bahanesiyle bu ay biraz korku hikâyesi anlatalım dedik. Ama senaryoları Hollywood'dan almamıza gerek kalmadı; siber güvenlik dünyası zaten yeterince malzeme çıkardı. 

Ekim ayının Siber Günlük seçkisinde, neredeyse bütün Danimarka'yı etkileyebilecek bir veri ihlali, FBI ile ShinyHunters arasındaki bitmek bilmeyen çekişme ve sahibinin ağını birbirine katan bir kahve makinesi var.

Korku filmlerinden tek farkı, bunların ekranda değil, gerçek sistemlerde yaşanmış olması. Buyurun, ayın en ürkütücü siber güvenlik hikâyelerine.

123456 SOKAĞINDA KÂBUS

Ne Oldu?

Hackerlar, Danimarka'da yaklaşık 9 milyon kişinin kişisel verilerine erişti.

Nasıl Oldu?

Saldırganlar, Danimarka'nın Merkezi Nüfus Siciline yasal erişim yetkisi bulunan özel bir şirketi, Pays ApS'yi hedef aldı. 

Medyaya yansıyan bilgilere göre şirketin en az üç kullanıcı hesabı, yönetici hesabı da dahil olmak üzere, 123456 gibi son derece basit bir parolayla korunuyordu.

Hackerlar bu hesaplardan birine eriştikten sonra otomatik veri toplama programı çalıştırdı. 10-20 Eylül tarihleri arasında nüfus siciline yaklaşık 14 milyon sorgu göndererek 8,8 milyon kişiye ait ad, adres ve kimlik numaralarına eriştiler.

Bu kadar yoğun sorgu trafiğinin güvenlik sistemlerinde alarm vermesi beklenirdi. Ancak izleme sistemleri şüpheli etkinliği fark etmedi.

İhlal, ancak 2 Ekim'de, bir kamu çalışanının Pays ApS adına oluşan olağan dışı büyüklükteki sorgulama faturasını fark etmesiyle ortaya çıktı. Bunun üzerine şirketin nüfus siciline erişimi engellendi ve polis soruşturma başlattı.

Olayın boyutu ise gerçekten ürkütücü. Danimarka'nın nüfus sicilinde, hayatını kaybetmiş ve başka ülkelere göç etmiş kişiler de dahil olmak üzere yaklaşık 11 milyon kişinin kaydı bulunuyor. Saldırganlar bu kayıtların %80'ine erişti.

Ülkenin güncel nüfusu yaklaşık 6 milyon olduğu düşünüldüğünde, ihlal Danimarka'da yaşayan herkesin kişisel verilerini etkilemiş olabilir.

ÇOK TUHAF ŞEYLER: İDDİA ÇOK, DELİL YOK

Ne Oldu?

Bir şirket, eski çalışanını ticari sırlarını ifşa etmekle suçladı ve 1,4 milyon dolar tazminat istedi. Ancak iddialarını kanıtlayamadı.

Nasıl Oldu?

Dubai merkezli bir şirket, eski çalışanına karşı dava açtı.

Şirket yönetimi, çalışanın iş arkadaşlarına ve müşterilere hakaret ettiğini, ticari sırları üçüncü kişilerle paylaştığını ve şirketin müşterilerini kendi tarafına çekmeye çalıştığını ileri sürdü.

Yönetimin iddiasına göre bu davranışlar hem maddi kayba hem de itibar kaybına yol açmıştı. Şirket, uğradığı zararın karşılığında eski çalışanından 1,4 milyon dolar talep etti.

Ancak mahkemede işlerin rengi değişti.

Şirket, ileri sürdüğü suçlamaları destekleyecek yeterli delil sunamadı. Örneğin, iddia edilen görüşmelere ait ses kayıtları veya mesajlaşma ekran görüntüleri dosyada bulunmuyordu.

Mahkeme de somut kanıt eksikliği nedeniyle davayı reddetti.

AMERİKAN VERİ HİKÂYESİ

Ne Oldu?

Hackerlar, ABD Savunma Bakanlığına bağlı bir sistemden 3 milyondan fazla kişinin kişisel verilerine erişti. Üstelik ihlal yaklaşık altı ay boyunca fark edilmedi.

Nasıl Oldu?

ABD Savunma Bakanlığına bağlı personel veri merkezi, askeri personel, sivil çalışanlar, aileleri, emekliler ve gaziler hakkında 60 milyondan fazla kayıt barındırıyor.

Ekim 2025'te saldırganlar merkezin dosya sunucularına sızdı. Ancak güvenlik ihlali yaklaşık altı ay sonra tespit edildi.

Bu süre içinde saldırganlar, hayatta olan 2,76 milyon kişinin ve hayatını kaybetmiş 294 bin kişinin kişisel verilerine erişti.

Ele geçirilen bilgiler arasında ad ve soyadlar, doğum tarihleri, iletişim bilgileri ve ABD'de kimlik tespiti için kullanılan Sosyal Güvenlik numaraları bulunuyordu.

Saldırının arkasında kimin olduğu henüz bilinmiyor.

Pentagon yetkilileri, ele geçirilen verilerin kötüye kullanıldığına ilişkin herhangi bir bulguya rastlamadıklarını açıkladı.

O: TELEFONUN UCUNDAKİ HACKER

Ne Oldu?

Saldırganlar, sağlık hizmetleri şirketi Astrana Health çalışanlarının kimliğine bürünerek kurumsal sistemlere sızdı ve gizli verilere erişti.

Nasıl Oldu?

Hackerlar, Astrana Health'in resmi telefon numarasını taklit ederek şirket çalışanlarını aradı.

Telefonda kendilerini şirket içinden birer çalışma arkadaşı olarak tanıttılar. Böylece aradıkları kişilerin güvenini kazanıp kurumsal sunuculara erişim sağladılar.

Ardından şirketin iç verilerini ele geçirdiler.

Olayın fark edilmesi üzerine Astrana Health, dışarıdan siber güvenlik uzmanlarını da sürece dahil ederek soruşturma başlattı. Uzmanlar, sızdırılan verilerin tam kapsamını belirlemeye çalışıyor.

Şirket ayrıca olayın ardından kullanıcı hesaplarının güvenliğini güncelledi, uzaktan erişim araçlarının kullanımına sınırlamalar getirdi ve güvenlik izleme süreçlerini güçlendirdi.

3 YIL SONRA: VERİLER HÂLÂ AÇIKTA

Ne Oldu?

ABD'de bir kamu çalışanı, yaklaşık 400 bin kişinin kişisel verilerini yanlışlıkla internette yayımladı. Hata tam 3 yıl sonra fark edildi.

Nasıl Oldu?

2023 yılında Columbia Bölgesi Sağlık Finansmanı Departmanının bir çalışanı, hastalara ilişkin toplu istatistiklerin yer aldığı raporları kurumun internet sitesinde yayımladı.

Buraya kadar her şey normaldi.

Ancak üç yıl sonra gerçekleştirilen kurum içi denetimde, raporlarda önemli bir ayrıntının gözden kaçtığı ortaya çıktı.

Dosyaların gizli alanlarında, tam 399.086 kişiye ait kişisel veriler bulunuyordu. Raporları hazırlayan çalışan bu bilgileri fark etmemişti.

Üstelik dosyalar herkese açıktı. Herhangi bir kullanıcı hesabıyla giriş yapmadan bu bilgilere ulaşmak mümkündü.

Açıkta kalan veriler arasında hastaların adresleri, sağlık sigortası numaraları, doğum tarihleri ve tedavilerini yürüten doktorların isimleri yer alıyordu.

Hata kurum tarafından fark edildi ve söz konusu dosyalar erişimden kaldırıldı. Departman, ihlali federal makamlara bildirdi ve iç soruşturma başlattı.

Yetkililer, şu ana kadar bu verilere yetkisiz kişilerin eriştiğine veya bilgilerin dolandırıcılık amacıyla kullanıldığına dair bir bulgu tespit edilmediğini belirtti.

İşin ilginç yanı, verileri yanlışlıkla yayımlayan da hatayı yıllar sonra keşfeden de aynı kurumdu.

KORKU SEANSI: BU KEZ YAPAY ZEKÂ BAŞROLDE

Ne Oldu?

Bir hacker, yapay zekâ yardımıyla 600 binden fazla geçerli banka kartına ait veriyi ele geçirdi ve 100'den fazla internet sitesine zararlı yazılım bulaştırdı.

Nasıl Oldu?

Saldırgan, siber saldırıların önemli bir bölümünü yapay zekâ ajanlarına devrederek otomatikleştirdi.

Yapay zekâ sistemlerine hedefler verdi. Ajanlar da bu hedeflere ulaşmak için kendi başlarına güvenlik açıklarını araştırdı, zayıf noktaları tespit etti ve sistemlere sızdı.

Bu yöntemle saldırgan, 600 binden fazla aktif banka kartına ait bilgiyi ele geçirdi.

Ayrıca en az 119 internet sitesine web skimmer yerleştirdi. Bu tür zararlı kodlar, kullanıcıların web sitelerine girdikleri ödeme kartı bilgilerini ele geçirmek için kullanılıyor.

Saldırıdan etkilenen kurumlar arasında büyük bir Amerikan havayolu şirketi ve Fortune 500 listesinde yer alan bir otel zinciri de bulunuyordu. Şirketlerin isimleri açıklanmadı.

Mağdur kuruluşların birçoğunda veri kaybı yaşandı ve sistemlerin çalışması aksadı.

HALKA: TELEFON ÇALMADAN ÖNCE

Ne Oldu?

Burger King Japan'de yaşanan veri ihlalinde 11 milyondan fazla müşteriye ait kayıtlar ele geçirildi.

Nasıl Oldu?

Saldırganlar, Burger King Japan'in mobil uygulama kullanıcılarına ait bilgilerin yönetildiği sisteme sızdı.

Hackerlar yalnızca altı gün içinde 11,18 milyon müşterinin kişisel verilerini indirdi.

Ele geçirilen bilgiler arasında müşterilerin ad ve soyadları, doğum tarihleri, cinsiyet bilgileri, e-posta adresleri, telefon numaraları ve sipariş geçmişleri bulunuyordu.

Şirketin güvenlik uzmanları ihlali tespit ettikten sonra saldırıyla ilişkili IP adreslerini engelledi ve soruşturma başlattı.

Burger King Japan, şu ana kadar çalınan verilerin dolandırıcılık amacıyla kullanıldığına veya ihlalden kaynaklanan başka bir zarara ilişkin bulguya rastlanmadığını açıkladı.

Ancak şirket, müşterileri olası oltalama mesajları ve sahte telefon aramaları konusunda uyardı.

ÖLÜMCÜL DENEY: SOĞUK ZİNCİRDE 50 DERECE

Ne Oldu?

Fransa'da hackerlar, en az 330 mağazanın soğutma sistemlerine sızarak ürünlerin bozulmasına neden oldu.

Nasıl Oldu?

Kimliği henüz belirlenemeyen saldırganlar, Fransa'nın büyük perakende zincirleri Intermarché, Netto, Carrefour ve U mağazalarında kullanılan Danfoss soğutma sistemlerinin yazılımını hedef aldı.

Saldırının başlıca hedefi, güncel güvenlik yamaları yüklenmemiş eski sistemlerdi.

Danfoss kontrol cihazlarının web arayüzleri, teknik ekiplerin uzaktan bakım yapabilmesi için doğrudan internete açıktı.

Hackerlar bu arayüzleri bulmakta zorlanmadı. Sistemlerin yönetim panellerine tam erişim sağladıktan sonra soğutucuların sıcaklık ayarlarını 50 °C'ye yükselttiler.

Sonuç olarak mağazalarda saklanan taze ve dondurulmuş ürünler bozuldu.

Ancak saldırganlar bununla yetinmedi. Operasyonun fark edilmemesi için güvenlik olaylarını izleyen SIEM sistemini de yeniden yapılandırdılar.

Böylece teknik ekiplerin ekranlarında gerçek sıcaklık değerleri yerine sahte ölçümler gösterildi. Mühendisler sistemlerin normal çalıştığını düşünürken dolaplardaki ürünler çözülmeye devam etti.

Olayın ardından Paris Savcılığı ve siber suçlarla mücadele konusunda uzmanlaşmış birim resmi soruşturma başlattı.

İlk tahminlere göre zararın on milyonlarca avroyu bulduğu belirtiliyor.

Saldırıdan etkilenen perakende zincirleri ise Danfoss'a karşı dava açmaya hazırlanıyor.

ALACAKARANLIK EFSANESİ: FBI VE SHINYHUNTERS

Ne Oldu?

ShinyHunters adlı hacker grubu, FBI'ın altyapısına sızarak binlerce ajana ait kişisel verileri ele geçirdi. Saldırganların eline geçen veri miktarının 3 TB olduğu belirtildi.

Nasıl Oldu?

ShinyHunters, veri hırsızlığı ve çalıntı bilgilerin satışı konusunda faaliyet gösteren uluslararası bir siber suç grubu. Saldırganların geçmişinde Microsoft, AT&T, Salesforce ve LVMH gibi büyük şirketlere yönelik saldırılar bulunuyor. 2019 yılında ortaya çıkan grup, kısa sürede FBI'ın radarına girdi.

Amerikan güvenlik birimleri, yıllar boyunca ShinyHunters üyelerinin peşine düştü ve grupla bağlantılı çeşitli platformları kapattı.

Ancak bu hikâye burada bitmedi.

Mayıs 2026'da FBI, ShinyHunters'ın faaliyetlerine ilişkin bir açıklama yayımladı. Açıklamada grup, saldırılarının boyutunu abartmakla ve mağdur kurumlar üzerinde baskı kurmakla suçlandı.

Aradan dört ay geçti.

Bu kez hackerlar doğrudan FBI'ın altyapısını hedef aldı ve 5 bin eski ve aktif FBI ajanına ait kişisel verileri ele geçirdi.

FBI'ın açıklamasına göre saldırganlar, güvenliğinden üçüncü taraf bir yüklenicinin sorumlu olduğu sistemdeki zafiyetten yararlandı.

ShinyHunters ise saldırıyı oldukça ilginç bir ifadeyle tanımladı: “Dezenformasyona karşı pazarlama kampanyası.”

Grup, FBI'dan mayıs ayında yayımladığı açıklamayı düzeltmesini veya tamamen kaldırmasını istedi.

Öte yandan ShinyHunters üyeleri, gazetecilere yaptıkları açıklamalarda ele geçirdikleri kişisel verileri yayımlamayı planlamadıklarını söyledi.

Saldırının ardından grubun darknet sitesi erişilemez hale geldi. ABD, Ürdün ve Hollanda'daki kolluk kuvvetleri de ShinyHunters'ın kilit üyelerini yakaladı.

EVDEKİ DÜŞMAN: AKILLI KAHVE MAKİNESİ

Ne Oldu?

Bir yazılımcı, akıllı kahve makinesinin 10 günde yaklaşık 1 TB ağ trafiği oluşturduğunu fark etti.

Nasıl Oldu?

Her şey, bir yazılımcının Keurig K-Supreme Smart model akıllı kahve makinesinin ağ etkinliğini kontrol etmesiyle başladı.

Cihazın yalnızca 10 gün içinde 1008 GB veri trafiği oluşturduğu ortaya çıktı.

Yazılımcı, durumu sosyal medyada paylaştı ve üretici firmaya seslendi. Tepkisi oldukça anlaşılırdı: Bir kahve makinesi ne yapıyor da bu kadar veri gönderiyor?

Üstelik makinenin kullanıcı bilgilerini dışarıya aktarabilmesi ihtimali de pek iç açıcı değildi.

Ancak inceleme ilerledikçe durumun ilk başta göründüğünden farklı olduğu anlaşıldı.

Yazılımcı, anormal trafiğin cihazın ağ yazılımındaki veya firmware'inde (cihaz yazılımında) meydana gelen bir hatadan kaynaklandığı sonucuna vardı.

Normal koşullarda kahve makinesi, üreticinin sunucularına yalnızca sınırlı miktarda telemetri verisi gönderiyordu. Bunlar arasında cihaz ayarları, güç durumu, kahve hazırlama sürecine ilişkin bilgiler ve kullanılan kapsül türü bulunuyordu.

Cihazın kişisel kullanıcı verilerini dışarı aktarması söz konusu değildi.

Ancak sistemdeki hata nedeniyle gereksiz miktarda veri trafiği oluşmuştu. Bu trafik ağ erişim noktasına aşırı yük bindiriyordu. Verilerin büyük kısmı ise internete gönderilmek yerine yerel ağ içinde dönüp duruyordu.

Yazılımcı, sorunu çözmek için kahve makinesini yeniden başlattı ve cihazı ayrı bir sanal ağ segmentine taşıdı.

Bunun ardından anormal trafik tamamen ortadan kalktı.

SESSİZ BİR YER DEĞİL: BINANCE'TE MİLYARLIK ALARM

Ne Oldu?

Kripto para borsası Binance, yaklaşık 6,3 milyar dolarlık varlığı etkileyen büyük bir siber saldırıyla karşı karşıya kaldı.

Nasıl Oldu?

Saldırı 29 Ekim'de, bir Binance çalışanının ele geçirilmiş dizüstü bilgisayarı üzerinden başladı.

Ancak saldırganların kullandığı tek giriş noktası bu cihaz değildi. Olayın ardından yürütülen incelemelerde sistemlere sızmak için kullanılan başka erişim noktaları da tespit edildi.

Binance, olayın tek bir mühendisin sahip olduğu yetkilerle açıklanamayacağını vurguladı. Şirkete göre tek bir çalışanın erişim hakları, fonların tek hamlede başka hesaplara aktarılmasına izin vermiyordu.

Saldırının kapsamı ve kullanılan diğer giriş noktalarıyla ilgili incelemeler devam ediyor.

Binance'in değerlendirmesine göre olaydan etkilenen varlıkların toplam değeri yaklaşık 6,3 milyar dolar.

Şirket, bu tutarın yaklaşık yarısına karşılık gelen 3 milyar dolarlık varlığın dondurulduğunu açıkladı. Kalan varlıkların da dondurulabilmesi için ilgili kuruluşlarla çalışmalar sürüyor.

Kripto para işlemlerinin blokzincir üzerinde kamuya açık biçimde takip edilebilmesi, soruşturmanın önemli araçlarından biri.

Binance, kalan varlıkların hareketlerini izlemek amacıyla kolluk kuvvetleri ve blokzincir analizi konusunda uzmanlaşmış şirketlerle iş birliği yapıyor.

Şirket ayrıca kullanıcılarına güvence verdi: Müşteri varlıklarının güvende olduğunu ve kullanıcıların olay nedeniyle maddi kayba uğramayacağını açıkladı.

Oluşan tüm zararların, kullanıcı varlıklarını korumak amacıyla oluşturulan SAFU (Secure Asset Fund for Users) fonu ve şirketin kendi kaynaklarıyla karşılanacağı belirtildi.

Soruşturma henüz tamamlanmadı.

Binance, doğrulanan yeni bilgileri kamuoyuyla paylaşacağını; inceleme bittikten sonra da saldırının ayrıntılarını ve alınan ek güvenlik önlemlerini içeren kapsamlı bir rapor yayımlayacağını duyurdu.

Letter Bültenimize abone olun! Sektör trendlerini takip edin, veri sızıntıları ve siber olaylara karşı nasıl önlem alacağınızı öğrenin.